|
Yazar Tenis Türkiye
|
|
Pazartesi, 03 Eylül 2007 |
Evinde her zaman çok büyük beklentiler altında oynayan Andy Roddick üçüncü tur maçında adeta gövde gösterisi yaptı ve İsveçli veteran Thomas Johansson karşısında 6-3 6-2 6-0 kazandı.
Maçın son puanına kadar performansını düşürmeyen Roddick; etkili servisleri, sert forehandleri ve özellikle backhand slice'ları ile rakibine hiç rahat vermedi ve maçı çok rahat kazandı. Çeyrek finalde Federer ile karşılaşması beklenen ABDli tenisçi maç sonrasında konuşurken, her geçen gün formunun yükseldiğini ve bugünkü oyunundan çok memnun olduğunu belirtti.
Öte yandan kariyerinin son turnuvasını oynayan Tim Henman, Fransız Jo-Wilfred Tsonga karşısında 4 sette kaybetti. Henman, ülkesinin Hırvatistan ile karşılaşacağı Davis Cup eşleşmesinden sonra kortlara veda edecek. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Eylül 2007 )
|
|
|
Yazar Tenis Türkiye
|
|
Pazartesi, 03 Eylül 2007 |
Sezonun son Grand Slam'i Amerika Açık'ta turnuvanın en büyük sürprizi gerçekleşti ve geçen senenin şampiyonu 2 numaralı seri başı Rus Maria Sharapova, Polonyalı rakibi Agnieszka Radwanska'ya 4-6 6-1 2-6'lık setlerle henüz 3.turda elendi.
Maç boyunca 12 çift ve 49 basit hatayla oynayan Maria Sharapova 2.servislerindende istediği oranda puan çıkartamayınca bu sezon İstanbul Cup'ın toprak kortunda 3 sette geçmeyi başardığı rakibine boyun eğdi. Agnieszka Radwanska'nın 4. turdaki rakibi akşam seansında oynanacak Nicole Vaidisova - Shahar Peer maçının galibi olacak.
Günün diğer büyük sürprizi ise Nadia Petrova - Agnes Szavay maçından geldi. Genç Macar, Nadia Petrova'yı 6-4'lük iki set sonunda geçip adını 4.tura yazdıran isim oldu.
Öte yandan Ukraynalı rakibi Julia Vakulenko'ya 6-2 ve 6-4'lük iki set sonunda mağlup olan Maria Kirilenko'da adını 3.turda elenen Ruslar arasına yazdırdı.
Günün Ruslar adına tek galibiyeti Sania Mirza'yı 6-2 6-3 ile geçen Anna Chakvetadze olurken, Svetlana Kuznetsova'da Anabel Medina Garrigues karşısında akşam seasında korta çıkacak... |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Eylül 2007 )
|
|
|
Yazar Mehmet Sevinç
|
|
Pazartesi, 03 Eylül 2007 |
Dünyanın iki numaralı raketi Rafael Nadal Amerika Açık’taki ilk tur maçına üçüncü günde çıktı. Rakibiyse daha önce ismi duyulamamış Avustralyalı tenisçi Alun Jones’du. Jones daha önce bu turnuvada hiç oynamamış, hiçbir Grand Slam maçı kazanamamıştı. İki hafta önce Cincinnati Masters’tan ilk turda yorgunluk ve dizindeki sakatlıktan dolayı çekilen Nadal uzun bir dinlenme süresi bulmuştu önünde. Ancak buna rağmen pek toparlanamamıştı Roland Garros şampiyonu. İlk sette 4-1 geriye düşmesine rağmen seti çevirmeyi bilmişti ama o alışkın olduğumuz agresif, oyuna hükmeden, rakibi çaresiz bırakan Nadal kortta yoktu. İkinci sette yine 4-1 geriye düştü ama bu kez seti çeviremedi. Tenisseverlerden çok sinemaseverlerin 2004 Hollywood yapımı Wimbledon filminde canlandırdığı Tom Cavendish rolüyle tanıdığı Jones artık Nadal’ı yenebileceğini hissediyordu. ATP’nin en savaşçı ismi olan Nadal maçı kaliteyle değil, ancak mücadeleyle kazanabileceğini 2. seti kaybettikten sonra anladı. Acılarına rağmen her topun arkasına geçebilmek için insanüstü bir mücadele ortaya koydu ve 4 sette maçı kazanmayı bildi. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Eylül 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mehmet Sevinç
|
|
Çarşamba, 29 Ağustos 2007 |
Chris De Burgh’un 1986’da besteledği ve bir klasik haline gelen şarkısı. Kısa bir bölümünü hatırlayalım:
ı've never seen you looking so gorgeous as you did tonight ı've never seen you shine so bright you were amazing ı've never seen so many people want to be there by your side and when you turned to me and smiled it took my breath away and i have never had such a feeling such a feeling of complete and utter love, as i do tonight...
Bu beste yapıldığında henüz Maria Sharapova dünyaya gelmemiş olsa da dün Arthur Ashe Stadyumu’nda onu gören herkes bu romantik şarkıyı hatırladı. Dikişsiz olarak tasarlanan ve üzerindeki 600 kristal süslemesiyle New York gecesini aydınlatan bu kırmızı elbisesiyle korta çıkan Sharapova, akıllara da bir soru getirdi: “Kıyafet gerçekten güzel miydi, yoksa Sharapova giydiği için mi güzel duruyordu?” Amerika Açık’ta geçtiğimiz yıl Audrey Hepburn’ün “Breakfast At Tiffany’s – Tiffany’de Kahvaltı” filminde giydiği kıyafetlerden esinlenerek dizayn ettiği siyah ve üzeri yine Swarovski kristalleriyle süslemeli elbisesiyle boy gösteren Sharapova, bu kez New York şehrini vurgulamak için kırmızı rengi tercih etmişti. “New York tüm dünyada Big Apple – Büyük Elma olarak biliniyor. Elmalar da kırmızı olur. Ben de bu nedenle bu yıl kırmızı rengi seçtim.” |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Eylül 2007 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Tenis Türkiye
|
|
Çarşamba, 29 Ağustos 2007 |
ABD Açık'ın son şampiyonu 2 numaralı seribaşı Maria Sharapova, ilk turdaki rakibi Roberta Vinci'yi 50 dakikada 6-0 6-1 yendi ve rakiplerine "iddialıyım" mesajı verdi.
Kendisi için özel tasarlanan ve Swarowski taşlarla süslenen kırmızı elbisesiyle geçen seneyi aratmayan Sharapova, maçı baştan sona domine etti ve özellikle servis performansıyla omzundaki sakatlığı tamamen atlatmış gözüktü. Maria maçtan sonra New York'ta olmanın büyük mutluluk olduğunu söylerken, şampiyonluğunu korumaya çalışırken sağlıklı olmasının daha büyük bir mutluluk olduğunu da ekledi.
Svetlana Kuznetsova, Martina Hingis, Nicole Vaidisova ve Anna Chakvetadze de 2 sette yollarına devam ederken, günün sürprizini Ukraynalı Julia Vakulenko yaptı. 9 numaralı seribaşı Daniela Hantuchova'yı 6-4 3-6 6-1 yenen Vakulenko'nun 2.turdaki rakibi Jelena Kostanic-Tosic. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Eylül 2007 )
|
|
|
Starlardan kısa kısa / 1.Gün |
|
Yazar Tenis Türkiye
|
|
Salı, 28 Ağustos 2007 |
Hayatımda bahis oynamadığım gibi, oynayan bir tenisçi de tanımıyorum.
Nikolay Davydenko, bahis skandalı sonrasındaki veryansınlarına devam ediyor.
Koyu giyindim ve maç da pek aydınlık geçmedi.
Serena Williams, Angelique Kerber karşısında zorlanmasının sebebini açıklıyor.
Ben toplara topspinli vurmayı tercih ediyorum ama bu toplarla imkanı yok. Adeta ölü gibiler.
Juan Carlos Ferrero da yenilgi sebebinden bahsediyor.
Hayatımda gördüğüm en etkili servisler.
Jarkko Nieminen, John Isner'e kaybetmesinin ardından 'Sezar'ın hakkını Sezar'a' veriyor. |
|
Son Güncelleme ( Salı, 28 Ağustos 2007 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 65 - 76 Toplam: 76 |